Türkiye Tenis Federasyonu – Türkiye’de Tenis Sporu

Türkiye Tenis Federasyonu

Ülkelerin uluslararası arenada adından söz ettirmesi ve burada kalıcı olması için federatif kurumlara sahip olması lazım. Kendi spor dalında tüm sorumluluğu alan federasyonlar, ülke insanının spora olan alakasını üst düzeyde tutmaya çalışırlar. Cumhuriyetle birlikte doğan, ancak şimdiki unvanına 1953 yılında kavuşan Türkiye Tenis Federasyonu da benzer misyona hizmet etmektedir. Ülkemizin daha iyi tenisçilere kavuşmasında, federasyonun etkisi tartışılmazdır. Temel eğitim aşamalarından uluslararası müsabakalara kadar, yapılması gereken oldukça fazla görevi bulunur. Tenis sporunda var olabilmemiz için bu spor dalının daha aktif şekilde icra edilmesi ve her insana ulaşabilir olması gerekir. Federasyonun esas itibariyle amacı budur.

Türkiye Tenis Federasyonu
Türkiye Tenis Federasyonu

Türkiye’de Tenis Sporu

Ülkemizde yaygın bir spor dalı haline dönüşmekte güçlük çeken tenis, son dönemlerde ortaya çıkan Türk raketlerle atak yapmıştır. Yılın belirli dönemlerinde düzenlenen para ödüllü turnuvalarda, dereceye giren sporcular da umut beslememize yol açmaktadır. Tenisin, ülke insanının zihnine yerleşmesi için tenisçilerin başarı kazanması şarttır. Aksi halde, kendisine idol olarak belirleyecek birini bulamayan çocuklar, bu spora yönelmeyecektir. Uluslararası tenis camiasında birçok ünlü raket var elbette; ancak Türk çocuğunun kendi bağrından kopan insanlarla özleşmesi lazım. Rafael Nadal’ın kortlarda harika işler çıkarması, Türk çocuğunu bu spora yönlendirmede muhakkak etkilidir; fakat çoğu zaman Nadal bir televizyon yıldızı olarak kalacak, çocuğu tenise yönlendirmeyecektir. Çocuklarda televizyonun etkisi ile tenis nedir diye ailelerine sorup duracaklardır. Tenisin gelişmesi için ülkenin her yerine tenis kortları inşa edilmeli, medyada tenis sporundan bahsedilmelidir. Çok yetenekli olmasına rağmen tenis raketini eline almayan çocuklar vardır; bu çocuklardan profesyonel bir tenisçi yapmak için öncelikle ona tenisi tanıtmak gerekir. Bu sayılanlar Türkiye Tenis Federasyonu ve ona bağlı kuruluşların amacıdır. Bu amaca ulaşmak adına ihtiyaç olan tesislerin yapılması, tenis bilincinin öğretilmesi ve tenisin ulaşılabilir olması şarttır.

Tenis Sporunda Başarı

İnsan, içindeki azimle yoklukların içinde var olmayı başarır. Ancak bu durum, istisnadır ve sürekliliği olmaz. Kortu olmayan, raketi eskimiş bir tenisçi adayı donanımlı rakiplerine diş geçiremez. Disiplinli bir eğitim sürecine tabi tutulmadan ilerleyenler, yokuş aşağı koştuklarının farkına varamazlar. Refleksleri kuvvetli birinin tenise yetenekli olduğu açıktır. Ama tenis kurallarını bilmeden bu arenaya salınırsa, en iyiler arasına giremez; sadece bir sporcu olarak kalır. Ülke olarak ihtiyacımız olan şey, başarı kazanan bir tenisçidir. Yıldızların arasına bir yıldız daha eklemek için Türkiye Tenis Federasyonu altyapıyı geliştirmelidir. Marsel İlhan, İpek Şenoğlu gibi dünya tenis camiasında adını duyuran isimlere bir yenisi ve daha iyisi eklenmelidir. Grand Slam ödülünü alan bir tenisçi bile Türk tenisine ani bir ivme kazandıracaktır.

Görevi 2015 yılında devralan federasyon başkanı Cengiz Durmuş önderliğinde, Türkiye’den de yıldız raketler çıkacaktır. İlerisi için çok sayıda ödüllü ulusal turnuvalar düzenlenerek, dünya tenisinin elemanları aranıyor. Bu arayış, kapsamlı bir çalışma ile meyvesini verecektir. Ülke insanı olarak dileğimiz, Grand Slam ödüllerini tek tek toplayan tenisçilere sahip olmaktır.

 

Tenis Sporu Sponsorları – Türkiye Tenis Federasyonu Amaçları

Tenis Sporu Sponsorları

Spor müsabakalarının televizyonda görünen yüzü ve kamera arkasında kalan kısmı vardır. Tenisin kitlelere ulaşması için gerekli altyapı olmazsa, bugün beğenerek izlediğimiz usta raketleri görmemiz bir hayalden ibaret kalır. Her sporun, kendine göre maliyeti çıkar. Bu maddi yükün altından kalkabilmek için devletin el atması, haliyle sponsorların devreye girmesi gerekir. Formaların üzerinde, kortun çevresinde, televizyonun köşesinde tenis sporu sponsorları ile karşılaşılır. Bu sponsorlar ayrıca ünlü tenis yıldızları ve sporcularına da destek sağlamaktadır. Zaten güçlü bir maddi destekçi bulunmazsa, tenisin yaygınlaşmasına imkansızdır. Başlı başına bir kort inşaatı bile külfettir. Tesisin olmadığı yerde sporun da olmayacağı aşikardır.

Dünya Tenis Sporu Federasyonları

Federasyonların görevi, ülkesinin tenisçilerini eğitmek ve yönlendirmektir. Devlet bir katkı sağlıyor ancak federasyonlar özerk bir kurum kimliği taşıdığı için maddi destekçiler edinmesi gerekir. Bakıldığında büyük turnuvaların isimlerinde bile bir marka yer alıyor. Benzer durum sadece tenis için geçerli değil; futbol, basketbol, hokey gibi irili ufaklı birçok spor dalında maddi destekçiler görülür. Özellikle ülkede yeterli yaygınlığa sahip olmayan spor dallarında sponsor ihtiyacı kendini belli eder. Bu nedenle Türkiye Tenis Federasyonu destekçi konusuna önem vermektedir. 2019 yılında mevcut tenis sporu sponsorları arasında Spor Toto ve TEB bulunmaktadır. Bu bilindik, güçlü firmalara ek olarak kort ve tesis inşaatı için Şahinler Holding sponsor olmaktadır. Özellikle iklimi ve turistik elverişliliği sebebiyle Antalya’da birçok tenis kortu yapıldı ve sayıları artmaya devam ediyor. Yabancı turistlerin de dikkatini çekmek adına, kaliteli otellerde tenis kortları inşa ediliyor. Bu yapılanma hem turizm açısından hem de tenisin yaygınlaşabilmesi için olumlu bir hava yaratıyor. Ancak lüks olarak sınıflanan bu otellerin dışında da tenis kortları yapılmalı, halka sunulmalıdır. Aksi durumda yüzeysel bir kimlikten öteye geçemeyen tenis sporu, hitap ettiği kesim de genişlemeyecektir.

Tenis Sporu Sponsorları
Tenis Sporu Sponsorları

Türkiye Tenis Federasyonu Görevi ve Amaçları

Türkiye Tenis Federasyonu dışında tenisin gelişmesi için yatırımlar da göze çarpmaktadır. Özel antrenörle çalışan çocuk yaştaki tenis adayları, bir zümreye ait olan tesislerde tenis oynamaktadır. Bu tesislerin de belirli oranda sponsorları ve üyelik ücretleri oluyor. Seçilen antrenörlerin donanımlı olması da ayrıca incelenmesi gereken bir konudur. Çünkü federasyonun onayından geçmeyen bir tenis hocası, yasal sürece takılacaktır. Profesyonel bir eğitim için TTF antrenör lisansına sahip, donanımlı insanlardan yardım almak gerekir.

Türk tenisinin gelişmesi adına maddi ve manevi desteklerin artarak devam etmesi şarttır. Global tenis camiasına adapte olabilmek ve yıldızlar sahnesinde görünebilmek için başka bir yol izlenemez. Kortun üstünde azimle mücadele etmek için kort yolunda gerekli malzemeleri yanımıza almalıyız. Yeterli eğitimi almamış, oyun için uygun ekipmanlara sahip olmayan bir tenisçinin kortta başarı sağlaması pek mümkün değildir. İmkansızların önüne geçebilmek için tenis sporu sponsorları hayati öneme sahiptir. Ünlü markaların maddi destekleyici rolünde olması, tenisin de ülke çapında tanınmasına olanak tanır. Tanıtım süreci aynı zaman tenisin kapsamını da genişleyecektir.

 

Ünlü Tenis Yıldızları ve Sporcuları

Ünlü Tenis Yıldızları ve Sporcuları

İyi bir tenis oyuncusu olmak için yeteneğin eğitimle harmanlanması gerekir. Tenis nedir ve nasıl oynanır diyorsanız http://romagardenopen.com/2019/01/29/tenis-sporu-nedir/ yazımıza göz atabilirsiniz. Bugün, dünya çapında ses getiren tenisçilerin konuşabildikleri yabancı dil sayısı, farklı alanlarda edindikleri diplomalar ve kendilerini her zaman daha iyi olmaya hazırlamaları ancak eğitim bilinciyle mümkün olmuştur. Tenis dünyasında şöyle bir göz gezdirdiğimizde, ünlü tenisçilerin kendilerini sürekli geliştirdiklerini rahatlıkla görebiliriz. Geçmişten günümüze gelen ünlü tenis yıldızları ve sporcuları arasında başarıdan başarıya koşmuş yüzlerce isim mevcut. Bu insanların hafızalara kazınmasında elbette kazandıkları kupa sayıların etkisi tartışılmaz bir gerçektir.

Ünlü Tenis Sporcuları Kimlerdir?

  1. Roger Federer
  2. Novak Djokoviç
  3. Ivan Lendl
  4. Stefi Graf

Dünya sıralamasında haftalarca boy gösteren Ivan Lendl’den, servis ustası olan yaşayan efsane Roger Federer’e kadar, tenis dünyası yıldızlar geçidine sahne oldu. Bugün kortların efendisi haline gelen Novak Djokoviç ve sempatik şampiyon Rafael Nadal’ı da ayrıca belirtmemiz gerekiyor. Tenis tarihinde başarı kazananlar tabi ki sadece erkekler değil. Hatta tenis sporunun en büyük başarısını bir bayan yakaladı. Birçok tenisçi Grand Slam kazanmak ister; bir tanesini kazanmak bile çok önemlidir. Bu mutluluğa eren onlarca tenisçi var. Fakat her biri farklı zeminde ve farklı atmosferde gerçekleşen bu özel turnuvalarda, hepsini aynı yıl toplayan tek bir tenisçi var. Alman Stefi Graf, bir takvim yılında yapılan tüm Grand Slam turnuvasını kazandı. Üstelik aynı yıl olimpiyat altın madalyası da alarak tenis tarihinin zirvesine oturdu. Bir diğer önemli bayan tenisçi Margaret Court ise en çok (24) Grand Slam kazanarak kendi kategorisinin lideri konumunda. Hanesine yazdırdığı 23 Grand Slam ödülüyle, Serena Williams’ı da göz ardı etmemeliyiz.

Tenis her şeyden önce bir spordur. Başarı, topu filenin diğer tarafına göndermekle kazanılmıyor. Her şeyin başı insanın kendisini bilmesi ve ona göre eğitmesidir. Sırp raket Novak Djokovic en kaliteli antrenörlerle çalışma fırsatı buldu. Ancak hayatının 3 yılında antrenörsüz çalıştı ve bu dönemde toplam 8 kez Grand Slam kazandı. Bu yabana atılabilecek türden bir başarı öyküsü değildir. Herkesin dilindeki o ünlü tenis yıldızları ve sporcuları ancak böylesi bir azimle ortaya çıkıyor. Dağlarda hazırlanıp, soğukta çeviklik kazanan Djokoviç, donanımlı antrenörlerinden aldığı eğitimi çok iyi kavramış ve kendisini geliştirmiştir.

Türk Tenis Sporcuları Kimlerdir?

  • Marsel İlhan
  • Çağla Büyükakçay
  • Cem İlker

Çiftlerde kazandığı 31 Grand Slam ile adını unutulmazların arasına yazdıran Martina Navratilova, çıkardığı çığlık sesleriyle desibel rekoru kırarak aklımıza kazınan Maria Sharapova, Avustralya’nın altın çocuğu Rod Laver ve daha niceleri. Her yıl güncellenen başarılı tenisçiler listesine bir yeni yıldız daha eklenirken, gözlerimiz Türk tenisçileri de arıyor. Bize bu arayışta Cem İlker, Marsel İlhan ve Çağla Büyükakçay gibi yeni jenerasyon yardımcı oluyor. Ülkemizde hızla gelişmekte ve öğrenilmekte olan tenis sporu gelecek vaat etmektedir. Dileriz bir gün ünü tenis yıldızları ve sporcuları arasında Türk raketler de yer alsın. Kortlardan televizyona, oradan kalplere uzanan bu sihirli yolculukta, hiçbir başarının şans eseri elde edildiğini göremezsiniz.